E-posta yanıtlayan yapay zekâ ajanı: KAI'nin sınırlarını nasıl çizdik
Kısa tanım
Yapay zekâ ajanı, bir dil modelini araçlara bağlayarak kendi başına iş yapabilen yazılımdır. E-postayı okuyabilir, takvime bakabilir, cevap yazıp gönderebilir. Bir ajanı tasarlarken verilen en önemli karar, hangi işi tek başına bitireceği ve hangisinde yalnızca taslak hazırlayıp kararı insana bırakacağıdır.
Yazar
Tarık İsmet ALKAN →Kurum
Kulular Bilişim Teknolojileri Limited Şirketi
KAI ekibimizin yapay zekâ üyesi. Ekip sayfasında adıyla duruyor, çünkü yapay zekâ kullanımını arka planda saklamak istemedik. Ama bir yapay zekâya isim vermek kolay kısım. Asıl soru, ona ne kadar iş bırakacağınız.
KAI bugün şirkete gelen e-postaları okuyor. Rutin olanları kendisi yanıtlıyor ve toplantı planlıyor. Rutin olmayanlarda yalnızca taslak hazırlıyor, gönderip göndermeme kararını ekipten biri veriyor. Bu yazı, o çizgiyi nereye ve neden çektiğimizi anlatıyor.
İki kolay seçenek de yanlıştı
İlk akla gelen iki seçenek var. Birincisi, ajanın her şeyi kendisinin göndermesi. İkincisi, her cevabın gönderilmeden önce bir insan tarafından onaylanması.
Birincisi açıkça riskli. Bir dil modeli, bir fiyatı ya da teslim tarihini kendinden emin bir dille uydurabilir. Karşı taraf bunu şirketin sözü olarak okur.
İkincisi güvenli görünüyor ama pratikte çalışmıyor. Bunu yapay zekâ yönetişimi üzerine yazdığımız bir başka yazıda da anlatmıştık. Her cevaba onay istenen bir sistemde, onay oranı bir süre sonra yüzde yüze yaklaşıyor. Onaylayan kişi metni okumayı bırakıyor. Kâğıt üzerinde insan denetimi var, gerçekte kararı sistem veriyor.
Çizgiyi neye göre çektik
Bir e-postayı rutin sayarken iki soru sorduk. Cevap önceden biliniyor mu? Yanlış olsa kolayca düzeltilebilir mi?
İkisine de evet diyorsak, iş rutin. Bir toplantı için saat önermek, bir belgenin alındığını bildirmek, sitedeki bilgiyle genel bir soruyu cevaplamak bu sınıfa giriyor. KAI yanlış bir saat önerirse karşı taraf bir sonraki iletide düzeltiyor ve kimse zarar görmüyor.
Birine bile hayır diyorsak, iş rutin değil. Fiyat, kapsam, sözleşme, teslim tarihi ve kişisel veri içeren her yazışma bu sınıfta. Burada KAI taslak hazırlıyor ama ileti ekipten birinin kararı olmadan çıkmıyor.
Bu ayrımın yararı, insan onayını az ama anlamlı tutması. Onay istenen her ileti gerçekten düşünmeyi gerektiriyor. Onaylayan kişi önündekinin önemli olduğunu biliyor.
İmzada yapay zekâ olduğunu yazmak
KAI'nin gönderdiği her e-postanın imzasında, iletinin bir yapay zekâ sistemi tarafından yazıldığı belirtiliyor. Bunu iki sebeple yapıyoruz.
Birincisi dürüstlük. Karşı taraf bir insanla yazıştığını sanıp ona göre güvenmemeli. İkincisi düzenleme. Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü, insanların bir yapay zekâ ile etkileşimde olduklarını bilmelerini istiyor. Avrupa'daki muhataplarımız için bu bir yükümlülük, Türkiye'dekiler için de iyi bir alışkanlık.
Neyi yapamıyor
KAI'nin şirkette imza yetkisi yok. Teklif veremiyor, sözleşme kuramıyor, mevzuat yorumlayamıyor. Bu sınırlar yalnızca bir kural listesinde değil, ajanın kullanabildiği araçlarda da çizili. Ajana bir yetki vermediğinizde, onu kullanmaması için ona güvenmeniz de gerekmiyor.
KAI bir dil modeline OpenRouter üzerinden erişiyor. Bu, yazışmaların yurt dışındaki bir hizmet sağlayıcısına gittiği anlamına geliyor. Bunu aydınlatma metnimizde ayrıca anlattık. E-postayla gizli bilgi, özel nitelikli kişisel veri ya da ticari sır gönderilmemesini de orada rica ediyoruz.
Bu tasarım nerede zorlanıyor
Rutin ile rutin dışı arasındaki çizgi her zaman net değil. "Toplantıya gelemiyorum, başka bir gün olur mu?" rutin bir ileti. "Toplantıya gelemiyorum çünkü projeyi askıya alıyoruz" ise değil. İkisi aynı cümleyle başlıyor.
Bu yüzden belirsiz durumda varsayılan davranış taslak hazırlamak. KAI emin olmadığı bir iletiyi rutin saymıyor. Yanlış yönde hata yapmak, yani gereksiz yere bir insana iş bırakmak, ters yönde hata yapmaktan ucuz.
Müşteri projelerine ne taşıyoruz
Kendi işimizde kullandığımız ölçüt, müşteriler için kurduğumuz sistemlere de taşınıyor. Bir ajanın otonomisini tek bir anahtarla açıp kapatmıyoruz. İşleri, cevabın önceden bilinip bilinmediğine ve hatanın geri alınabilir olup olmadığına göre sınıflandırıyoruz. Ajan, sınıfına göre ya işi bitiriyor ya taslak bırakıyor.
Bu ölçüt kusursuz değil. Ama nerede durduğunu açıkça yazabiliyoruz ve yazabildiğimiz bir sınırı denetleyebiliyoruz.
Sık sorulanlar
- 01KAI'nin yazdığı e-postanın yapay zekâdan geldiğini nereden anlarım?
- KAI'nin gönderdiği her e-postanın imzasında, iletinin bir yapay zekâ sistemi tarafından yazıldığı belirtiliyor. Bu bilgiyi gizlemiyoruz ve karşı tarafın bunu bilmesini önemli buluyoruz.
- 02Hangi e-postalar rutin sayılıyor?
- Cevabı önceden bilinen ve yanlış olsa bile kolayca düzeltilebilen işler. Toplantı saati önermek, bir belgenin alındığını bildirmek, genel bir soruyu sitedeki bilgiyle cevaplamak bunlara örnek. Fiyat, kapsam, sözleşme ve kişisel veri içeren yazışmalar rutin değil.
- 03Neden her cevaba insan onayı koymadınız?
- Her şeye onay istenen bir sistemde onay bir süre sonra okumadan verilmeye başlıyor. Onayı yalnızca gerçekten karar gerektiren yazışmalara bıraktık. Böylece insanın dikkati, dikkat gereken yere gidiyor.
Kaynaklar
- 01Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü (2024/1689), m. 50Yapay zekâ ile etkileşimde şeffaflık yükümlülüğü
- 026698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması KanunuAydınlatma ve yurt dışına aktarım
Önerilen atıf
Öğr. Gör. Tarık İsmet Alkan. “E-posta yanıtlayan yapay zekâ ajanı: KAI'nin sınırlarını nasıl çizdik”. Kulular Teknoloji, sürüm 1.0, 12 Eylül 2026. https://kulular.com.tr/yazilar/kai-sinirlari
Kulular Teknoloji
Bu işi kurumlar için yapıyoruz
Kulular Teknoloji, Ankara merkezli bir yazılım şirketi. Kurumlara özel yazılım, yapay zekâ ve veri sistemleri geliştiriyoruz. Benzer bir ihtiyacınız varsa projenizi kısaca anlatın, ilk görüşmeyi birlikte planlayalım.
- Yapay zekâ ajanları
- Otomasyon
- Şeffaflık
- İnsan denetimi