İçeriğe atla
Kulular Teknoloji, Kulular Bilişim Teknolojileri Limited Şirketi

← Yazılar

Uzay teknolojisi girişimlerinde devletin sorumluluğu

9 Haziran 20263 dakikaSürüm 2.0

Kısa tanım

Uzay hukuku, dış uzayın keşfi ve kullanımına ilişkin faaliyetleri düzenleyen hukuk dalıdır. Çerçeveyi Birleşmiş Milletler bünyesinde hazırlanan antlaşmalar oluşturur. Alanı diğer hukuk dallarından ayıran kural, 1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması'nın 6. maddesidir. Bu madde uyarınca devletler, ulusal uzay faaliyetlerinden, faaliyet hükümet dışı kuruluşlarca yürütülse dahi uluslararası düzeyde sorumludur ve bu faaliyetler devletin yetkilendirmesine ve sürekli gözetimine tabidir.

Yazar

Tarık İsmet ALKAN →

Kurum

Kulular Bilişim Teknolojileri Limited Şirketi

Uydu verisi işleyen ya da uzay girişimlerine yazılım geliştiren ekipler için bu kural uzak görünüyor. Oysa hangi verinin nasıl saklanacağından sözleşmenin nasıl kurulacağına kadar birçok kararı etkiliyor.

Uzay hukukunda diğer bütün hukuk dallarından farklı çalışan tek bir kural var ve girişimcilerin çoğu bunu geç öğreniyor.

1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması'nın 6. maddesi, devletlerin ulusal uzay faaliyetlerinden uluslararası düzeyde sorumlu olduğunu düzenliyor. Faaliyeti bir özel şirket yürütse bile sonuç değişmiyor. Madde ayrıca bu faaliyetlerin ilgili devletin yetkilendirmesine ve sürekli gözetimine tabi olduğunu söylüyor.

Bunun ne anlama geldiğini bir örnekle görmek daha kolay. Bir yazılım şirketi hata yaptığında müşterisine karşı sorumlu olur. Bir uzay şirketi hata yaptığında, devlet başka bir devlete karşı sorumlu hâle gelir. Aradaki fark ölçek farkı değil, cins farkı.

Sorumluluk zinciri nasıl kuruluyor

1972 tarihli Sorumluluk Sözleşmesi bu zinciri somutlaştırıyor. Yeryüzünde veya uçuş hâlindeki bir hava aracına verilen zararda fırlatan devletin kusursuz sorumluluğu bulunuyor. Yani kusur aranmıyor.

Bu, ticari tarafta doğrudan bir sonuç doğuruyor. Devlet, kendisine yönelebilecek bu sorumluluğu özel operatöre yansıtmak isteyecektir. Yetkilendirme belgesinde rücu hükümleri, sigorta zorunluluğu ve teminat şartları bu yüzden bulunur. Sözleşme müzakeresine başlarken bu kalemlerin tutarını bilmiyorsanız, projenin maliyetini de bilmiyorsunuz demektir.

Tescil tarafı da buna bağlı. 1975 tarihli Tescil Sözleşmesi uzaya fırlatılan cisimlerin kayda geçirilmesini öngörüyor. Tescil, bir cismin hangi devletin yargı yetkisi ve denetimi altında olduğunu belirliyor. Yani hangi hukukun uygulanacağı sorusunun cevabı burada başlıyor.

Türkiye'de yetkilendirme haritası

Türkiye Uzay Ajansı 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kuruldu ve ulusal uzay programının hazırlanması ile faaliyetlerin koordinasyonundan sorumlu.

Fakat uzay faaliyeti tek bir kurumla sınırlı kalmıyor. Frekans ve yörünge kullanımı ayrı bir rejime tabi ve burada Uluslararası Telekomünikasyon Birliği düzenlemeleri belirleyici. Ulusal düzeyde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yetkili. İhracat kontrolü söz konusuysa başka merciler devreye giriyor.

Bir projeye başlarken bu haritanın çıkarılması gerekiyor. Hangi izin hangi kurumdan, hangi sırayla ve ne kadar sürede alınacak. Bu takvim, teknik geliştirme takviminden bağımsız ilerliyor ve genellikle ondan uzun sürüyor. Projeyi geciktiren şey çoğu zaman yazılım değil, izin.

Verinin kendisi ayrı bir mesele

Uzay projelerinde en sık karşıma çıkan pratik sorun teknik değil, veriye ilişkin.

Görev verisi üzerindeki haklar fırlatma ve işletme sözleşmelerinde düzenlenmeli. Sözleşmede boşluk kalırsa sonradan çözmek çok zor, çünkü karşı tarafın da o veriye erişimi olmuş oluyor ve geriye dönük sınırlama pratikte işlemiyor.

Yer gözlem verisinde ayrı bir başlık var. Çözünürlük arttıkça verinin kişisel veri niteliği kazanma ihtimali güçleniyor. Bir aracın plakasının okunabildiği bir görüntü ile şehir ölçeğinde bir görüntü aynı rejime tabi değil. Sistem tasarlanırken hangi çözünürlükten itibaren farklı bir işleme rejiminin devreye gireceği belirlenmeli ve bu, veri hattında bir kontrol noktası olarak kurulmalı.

Üçüncü başlık bütünlük. Telemetri verisinin kökeni, zaman damgası ve değiştirilmemiş olduğu gösterilebilmeli. Bu, bir olay sonrası inceleme yapıldığında delil değeri taşıyacak tek şey. Kaydın sonradan üretilmiş olma ihtimali varsa, kaydın kendisi savunmada işe yaramaz.

Kaynak çıkarımı tartışması

Antlaşma'nın 2. maddesi ulusal mülkiyeti yasaklıyor. Gök cisimlerinden kaynak çıkarılmasının bu yasak karşısındaki durumu ise açık değil.

Bazı devletler iç mevzuatlarında, çıkarılan kaynak üzerinde mülkiyet tanıyan düzenlemeler yaptı. Bu düzenlemelerin Antlaşma ile uyumu tartışmalı ve konuda yerleşmiş bir uluslararası uygulama henüz oluşmadı. Bu alanda çalışan bir girişime söylenebilecek dürüst şey şu. Hukuki zemin oturmamış durumda ve bu belirsizlik, yatırım kararında bir risk kalemi olarak yazılmalı. Kesinmiş gibi sunulan her görüş, bugün itibarıyla eksik bilgi veriyor.

Sözleşme masasına ne getirmeli

Uzay projelerinde teknik ekip ile hukuk ekibinin ayrı çalıştığı her yerde aynı sorunu görüyorum. Yer segmenti yazılımı yazılırken verilen kararlar, sorumluluk rejimini doğrudan etkiliyor ve bu bağ genellikle sözleşme imzalandıktan sonra fark ediliyor.

İlk müzakereye şu üç başlık netleşmiş olarak gidilmeli. Yetkilendirmenin hangi kurumdan ve hangi şartlarla alınacağı. Sorumluluğun ve sigorta yükünün taraflar arasında nasıl dağıtılacağı. Görev verisi üzerindeki hakların kime ait olacağı ve kimin erişebileceği. Bu üçü çözülmeden yapılan teknik planlama, sonradan yeniden yapılmak zorunda kalıyor.

Sık sorulanlar

01Özel bir şirketin uzay faaliyetinden kim sorumlu olur?
Dış Uzay Antlaşması'nın 6. maddesi uyarınca ilgili devlet uluslararası düzeyde sorumludur. Faaliyeti bir özel şirket yürütse dahi bu sonuç değişmez. Bu nedenle özel faaliyetler devletin yetkilendirmesine tabidir ve devlet bu faaliyetler üzerinde sürekli gözetim yükümlülüğü altındadır.
02Dış uzay bir devlet tarafından sahiplenilebilir mi?
Hayır. Dış Uzay Antlaşması'nın 2. maddesi, dış uzayın ve gök cisimlerinin egemenlik iddiası, kullanım, işgal veya başka bir yolla ulusal mülkiyete konu edilemeyeceğini düzenler. Kaynak çıkarımının bu kural karşısındaki durumu ise tartışmalı bir konudur ve devlet uygulamaları farklılık göstermektedir.
03Uydu verisi kişisel veri olabilir mi?
Olabilir. Çözünürlük arttıkça bir kişinin belirlenebilir hâle gelmesi ihtimali güçlenir. Yer gözlem verisi işleyen bir sistem, hangi çözünürlükten itibaren kişisel veri rejiminin devreye gireceğini önceden değerlendirmelidir.

Kaynaklar

  1. 011967 tarihli Dış Uzay Antlaşması, m. 2 ve m. 6Ulusal mülkiyet yasağı ve devlet sorumluluğu
  2. 021972 tarihli Sorumluluk SözleşmesiYeryüzündeki zararda kusursuz sorumluluk
  3. 031975 tarihli Tescil Sözleşmesi
  4. 04Türkiye Uzay Ajansı
  5. 05Uluslararası Telekomünikasyon Birliği Radyo DüzenlemeleriFrekans ve yörünge tahsisi

Önerilen atıf

Öğr. Gör. Tarık İsmet Alkan. “Uzay teknolojisi girişimlerinde devletin sorumluluğu”. Kulular Teknoloji, sürüm 2.0, 9 Haziran 2026. https://kulular.com.tr/yazilar/uzay-hukuku

Kulular Teknoloji

Bu işi kurumlar için yapıyoruz

Kulular Teknoloji, Ankara merkezli bir yazılım şirketi. Kurumlara özel yazılım, yapay zekâ ve veri sistemleri geliştiriyoruz. Benzer bir ihtiyacınız varsa projenizi kısaca anlatın, ilk görüşmeyi birlikte planlayalım.

  • Uydu verisi
  • Uzay hukuku
  • Devlet sorumluluğu
  • Uluslararası hukuk